İflas Eden Müşteriden Tahsil Edemediğiniz Alacak Vergiden Nasıl Düşülür?
Bir müşterinize mal veya hizmet sattınız, faturasını kestiniz, KDV'sini beyan ettiniz. Sonra müşteriniz iflas etti ve tasfiye sonucunda alacağınızın bir kısmı tahsil edilemedi. Bu durumda, şartlar sağlanırsa tahsil edilemeyen kısım "değersiz alacak" olarak zarara yazılabiliyor. Ancak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 13 Mart 2026 tarihli özelgesi, bunun sanıldığı kadar kolay olmadığını, sadece iflas kararının yeterli olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Örnek Üzerinden Anlatalım
Somut bir senaryo düşünelim:
- Müşterinize 500.000 TL tutarında fatura kestiniz.
- KDV'sini beyan ettiniz.
- Müşteri iflas etti.
- İflas masasınca yapılan tasfiye sonunda 200.000 TL tahsil edildi.
- Kalan 300.000 TL artık tahsil edilemiyor.
Bu 300.000 TL'yi doğrudan zarar yazabilir misiniz? Cevap: sadece "müşteri iflas etti" demekle hayır. GİB'in özelgesi tam olarak bu soruyu cevaplıyor.
Özelgede Ne Diyor?
Muhasebenews'un özetine göre özelge, bir şirketin ticari alacağı bulunan mükellef hakkında iflas kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi sonrasında, tahsil edilemeyen alacak kısmının değersiz alacak olarak kaydedilip kaydedilemeyeceğini değerlendiriyor.
Özelgenin özü şu: Alomaliye'nin aktardığına göre bir alacağın değersiz alacak sayılabilmesi için kazai bir hükme veya kanaat verici bir belgeye göre tahsiline artık imkân kalmadığının ispatı gerekiyor. İflas kararı, alacağın şüpheli hale geldiğini gösterebilir, ama değersiz hale geldiğini tek başına ispatlamaz.
Peki Hangi Belge Yeterli Sayılıyor?
Muhasebenews'un derlediği kanaat verici vesika örneklerine göre ve konuya ilişkin diğer özelge ve makalelerde şu belgeler sayılıyor:
- Aciz vesikası (İİK m. 143 kapsamında)
- Rehin açığı belgesi
- Semeresizlik belgesi
- İflasın kapanması kararı
- İflas idaresi/iflas dairesi belgesi — tasfiye sonucunu ve tahsil edilemeyen bakiye tutarı açıkça gösteren
Burhan Eray'ın makalesine göre "kazai hüküm", alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş, icra takibi yapılmış ve mahkemenin alacağın ödenmeyeceğine hükmetmiş olması anlamına geliyor. "Kanaat verici vesika" ise, ödemeyi imkânsız hale getiren hal ve sebepler sonucu ortaya çıkan belgeler.
Örneğimize Dönersek
500.000 TL'lik faturanızda, müşteriniz iflas ettiğinde ve tasfiye sonunda 200.000 TL tahsil edildiğinde:
- Sadece iflas kararı elinizde varsa → yeterli değil, alacağı zarar yazamazsınız.
- İflas masasından, tasfiye sonucunu ve kalan 300.000 TL'nin tahsil edilemediğini gösteren bir belge (iflasın kapanması kararı, aciz vesikası vb.) elinize geçtiğinde → bu 300.000 TL'yi değersiz alacak olarak zarara yazabilirsiniz.
- Bu belgeyi aldığınız yıl, zarar kaydını da o yıl yapmanız gerekiyor.
Zamanlama Burada da Kritik
Muhasebenews'un vurguladığına göre alacak, gerekli kazai hükmün veya kanaat verici belgenin alındığı ve tahsil imkânsızlığının ortaya çıktığı yılda zarar yazılmalı. Belgeyi aldığınız yıldan sonraki bir yılda gider yazmak, GİB görüşüne göre mümkün değil.
Şüpheli Alacak ile Değersiz Alacak Süreci Nasıl Birbirine Bağlanıyor?
Bu, önceki haberlerimizde ele aldığımız Şüpheli Alacak Karşılığı konusuyla doğrudan ilişkili. Süreç genelde şöyle işliyor:
- Alacak iflas masasına bildirilir → bu aşamada alacak şüpheli sayılır, karşılık ayrılabilir.
- İflas tasfiye süreci tamamlanır → tahsil edilemeyen bakiye ortaya çıkar.
- Uygun belge elde edilir (iflasın kapanması kararı vb.) → bu noktada alacak değersiz hale gelir, kesin zarar yazılır.
Yani tek bir olayda önce şüpheli alacak, sonra (belge elde edildiğinde) değersiz alacak süreci art arda işleyebiliyor.
Her iflas davasında bu belgeler otomatik mi veriliyor, yoksa talep mi etmek gerekiyor? Kaynak haberlerde bu konuda net bir bilgi yok; muhasebecinizin veya avukatınızın iflas idaresinden bu belgeyi talep etmesi gerekebilir.
Esnaf ve KOBİ'ler İçin Ne Yapmalı?
- İflas eden müşterinizi takip edin. Sadece "iflas etti, para yandı" deyip vazgeçmeyin — iflas sürecinin sonuna kadar takipçi olun.
- Tasfiye sonucunu belgeleyin. İflas idaresinden, tasfiye sonucunu ve sizin payınıza düşen tahsil edilemeyen tutarı gösteren resmi bir belge talep edin.
- Belgeyi aldığınız yıl işlem yapın. Ertelemeyin — GİB görüşüne göre geç kalırsanız hakkınızı kaybedebilirsiniz.
- KDV'yi de hesaba katın. Örneğimizdeki gibi faturanızın KDV'sini beyan ettiyseniz, değersiz alacak hesaplamasında bu boyutu da mali müşavirinizle birlikte değerlendirin.
- Avukat ve muhasebeciyle koordineli çalışın. İflas sürecindeki belge takibi hukuki, zarar yazma işlemi ise mali bir konu — ikisi birlikte yürütülmeli.
Bu haber genel bilgilendirme amaçlıdır, vergi veya hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kendi durumunuza özel karar vermeden önce mali müşavirinize ve gerekirse avukatınıza danışmanızı öneririz.
Kaynak: Alomaliye (Ankara Defterdarlığı özelgesi, 13.03.2026) / Muhasebenews / Muhasebenews (2) / Burhan Eray / Muhasebe TR
Editör: Esnaf Sesi
Esnaf Sesi'ni takip edin



