Müşteriniz Borcunu Ödemediyse Vergiden Düşebilirsiniz: Esnafın Bilmediği Alacak Hakkı
Bir işletmenin müşterisinden alacağı tahsil edilemediğinde, belirli şartlar sağlanırsa bu alacak vergi matrahından düşülebiliyor. Vergi Usul Kanunu'nun 322 ve 323. maddelerindeki "şüpheli alacak" ve "değersiz alacak" hükümleri, esnaf ve KOBİ'lerin çoğu zaman bilmediği ama önemli bir vergi hakkı sunuyor. 2026'da küçük alacak sınırı 25.000 TL'ye yükseltildi.
Şüpheli Alacak Nedir, Kimler Yararlanabilir?
VUK 323. maddeye göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesiyle ilgili olmak şartıyla iki türlü alacak şüpheli alacak sayılabiliyor:
- Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar — bu kategoride tutar sınırı yok, hangi büyüklükte olursa olsun dava veya icra takibine girmiş her alacak şüpheli sayılabilir.
- Protesto veya yazıyla bir defadan fazla istenmesine rağmen ödenmeyen ve belirli bir tutarı aşmayan küçük alacaklar — bu kategoride dava veya icraya gerek yok, ama tutar sınırı var.
2026'da Küçük Alacak Sınırı Ne Kadar?
588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği'yle, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere küçük alacak sınırı 25.000 TL'ye yükseltildi. Önceki sınır 3.000 TL'ydi — yani sınır yaklaşık 8 kat arttı.
Bu, 25.000 TL'ye kadar olan ve protesto veya yazılı talebe rağmen ödenmeyen alacaklar için dava veya icra takibi başlatmaya gerek olmaksızın şüpheli alacak karşılığı ayrılabileceği, bu karşılığın gider olarak kazançtan indirilebileceği anlamına geliyor.
Şüpheli Alacak ile Değersiz Alacak Farkı
Bu iki kavram sık karıştırılıyor, ama farklı işliyor:
- Şüpheli alacak (VUK 322): Tahsil imkânı zayıflamış ama tamamen ortadan kalkmamış alacaklar için karşılık ayrılır. Alacak sonradan tahsil edilirse, karşılık geri gelir vergiye tabi hale gelir.
- Değersiz alacak (VUK 322): Tahsil imkânı tamamen ortadan kalkmış alacaklar, doğrudan zarar olarak yazılabilir. Bunun için kazai bir hüküm (mahkeme kararı) veya kanaat verici bir vesika gerekiyor.
İflas Eden Müşteriden Alacağınız Varsa Ne Olur?
Burada önemli bir nüans var. Alomaliye'nin yayımladığı Ankara Defterdarlığı özelgesine göre (13 Mart 2026 tarihli, E-27575268-105[2025-1808]-161290 sayılı), iflas kararı tek başına değersiz alacak kaydı için yeterli değil.
Özelgeye göre:
- İflas kararı alacağın şüpheli hale geldiğini gösterebilir, ama değersiz hale geldiğini tek başına ispatlamaz.
- Alacağın iflas masasına yazdırıldığı anda, öncelikle şüpheli alacak olarak dikkate alınmalı.
- Alacağın kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğine ilişkin mahkemeden kanaat verici bir vesika elde edilirse, bu durumda değersiz alacak olarak kayıtlara alınabilir.
- Değersiz alacak kaydı, bu belgenin ilgili olduğu yılda yapılmalı — yani zamanlama da önemli.
Sonuç olarak: İflas eden bir müşteriden alacağınız varsa, yalnızca "iflas etti" demek yeterli değil. Mahkemeden alacağın tahsil edilemeyeceğine dair ek bir belge almanız gerekiyor.
Esnaf ve KOBİ'ler Ne Yapmalı?
- Alacak takibinizi belgeleyin. Protesto çekmek veya yazılı olarak (noter, iadeli taahhütlü) en az bir kez borcu talep etmek, şüpheli alacak şartının ön koşulu.
- 25.000 TL altındaki küçük alacaklar için dava açmaya gerek yok. Yazılı talep ve protesto yeterli, gereksiz yere icra masrafına girmeyin.
- Büyük alacaklarda dava/icra sürecini başlatın. 25.000 TL üzerindeki alacaklar için şüpheli alacak sayılabilmesi, dava veya icra takibine girmiş olmayı gerektiriyor.
- İflas eden müşterinizde acele etmeyin. Sadece iflas kararını değil, tahsilin imkânsız olduğuna dair mahkemeden ek bir belge almadan değersiz alacak yazmayın — aksi halde vergi incelemesinde sorun yaşayabilirsiniz.
- Mali müşavirinizle görüşün. Bu, teknik bir muhasebe konusu; kayıt zamanlaması ve belge türü hatalı olursa vergi cezası riski doğabilir.
Bu haber genel bilgilendirme amaçlıdır, vergi danışmanlığı yerine geçmez. Kendi durumunuza özel karar vermeden önce bir mali müşavire danışmanızı öneririz.
Kaynak: RSM Turkey (588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği) / Narcon / Grant Thornton / Alomaliye (Ankara Defterdarlığı özelgesi) / Hukukçular Evi
Editör: Esnaf Sesi
Esnaf Sesi'ni takip edin



