
Putin'in 17 Eylül'de imzaladığı kararnameyle, 2014 tarihli ve 560 sayılı Devlet Başkanlığı Kararnamesi kapsamında uygulanan ithalat yasağının süresi yeniden düzenlendi. Buna göre, daha önce 1 Ocak 2027'de sona ermesi öngörülen yasak, 31 Aralık 2028'e kadar uzatıldı.
Yasak kapsamındaki ürünler
Rusya, Ağustos 2014'te kendisine yaptırım uygulayan ülkelere karşı belirli tarım ürünleri, ham maddeler ve gıda ürünlerinin ithalatını yasaklamıştı.
Uygulama kapsamında et ve işlenmiş et ürünleri, balık ve deniz ürünleri, sebze, meyve ve süt ürünleri yer alıyor. Söz konusu ürünlerin belirli ülkelerden Rusya'ya ithalatına yönelik kısıtlamalar, yapılan son düzenlemeyle birlikte 2028 yılı sonuna kadar devam edecek.
Kısıtlamalar birçok ülkeyi kapsıyor
İthalat yasağı; ABD, Avrupa Birliği, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya, Yeni Zelanda, Norveç, Ukrayna, Arnavutluk, Karadağ, İzlanda ve Lihtenştayn kaynaklı belirli ürün ithalatlarını kapsıyor.
Moskova yönetimi, 2014'ten bu yana uygulamanın süresini birçok kez uzattı. Bu süreçte, yasak kapsamında bulunan ülkelerin ve ürünlerin listelerinde de çeşitli değişiklikler yapıldı.
Putin'den Ulusal Refah Fonu mesajı
Putin ayrıca petrol ve doğal gaz gelirlerinde beklenen artışın, Ulusal Refah Fonu'nun büyümesine imkân sağlayacağını açıkladı.
Rusya'nın enerji gelirlerindeki gelişmeler ülkenin kamu maliyesi ve rezerv mekanizmaları açısından önem taşırken, Kremlin yönetimi enerji gelirlerindeki artışı fonun büyümesini destekleyecek unsurlardan biri olarak değerlendiriyor.
Kremlin'den yapılan son açıklamalarda, Batı kaynaklı gıda ithalatı yasağının uzatılmasının temel gerekçesi olarak yerli üreticilerin desteklenmesi ve ülkenin gıda güvenliğinin güvence altına alınması gösterildi. 2014 yılından bu yana uygulanan bu politikanın, Rus tarım sektöründe iç pazarı canlandırdığı ve dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığı savunuluyor.
Öte yandan ekonomi çevreleri, uzun süredir devam eden bu kısıtlamaların bazı gıda gruplarında çeşitliliği sınırladığını ve tüketici fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu belirtiyor. Ancak Moskova yönetimi, yaptırımlara karşı ekonomik direnci artırma stratejisinin bir parçası olarak yerli tarım ve gıda endüstrisindeki yatırımları teşvik etmeye kararlı olduğunu her fırsatta vurguluyor.



