sol reklam
sağ reklam
USD -- ▲ EURO -- ▲ STERLİN -- ▲ GR. ALTIN -- ▼

Akraba cirosu olur mu?

26 Eylül 2026, 19:40
2,7B okunma
⏱ okuma...
Tabii ki de olur. Neden olmasın? Hatırı olan yıllar geride kaldı. Cenazede omuz verilen, düğünde halay çekilen, bayramda kapısı çalınan güven kapısıydı akraba.

Tabii ki de olur. Neden olmasın? Hatırı olan yıllar geride kaldı. Cenazede omuz verilen,
düğünde halay çekilen, bayramda kapısı çalınan güven kapısıydı akraba. Menfaate döküldü
birçok şey. Yıllarca aramayan insan bir telefon edip “Nasılsın?” diye başlıyor ama cümlenin
sonunda muhakkak bir rica bulunuyor. Kimin ne kazandığına, kimin hangi kapıyı
açabileceğine göre değişen akrabalık düzeni oluştu. İşte buna “akraba cirosu” diyorum.
Hâlbuki akraba sevgisi ve dayanışması en büyük ciro olarak hesap edilmeliydi. Belki de asıl
kaybettiğimiz şey akrabalık değil; akrabalığın ruhu oldu. Çünkü akrabalık sadece aynı soyadı
taşımak değildir. Bir çıkarın olmadığı hâlde kapısını çalabilmektir ya da kapını ardına kadar
açabilmektir. Hastalığında üzüntüsünü, mutluluğunda sevinebilmektir.
“Günün sonunda insanın cebinde ne kadar para kaldığından çok, hayatında kaç
kişinin yanında kaldığıdır asıl mesele. Akrabalığın cirosu sıfır olabilir ama hatırı
sonsuz olmalı.”
Bugün ihtiyacı olan akrabamızı görmezden geliyorsak ortada ciddi problem var demektir.
Çünkü akrabalık, ihtiyaç anında hatırlanan bir telefon numarası değildir. Bir insanın yanında
olmak için onun bize bir şey kazandırması gerekmemeli.
Yıllarca her dargınlığın sonunda akraba akreptir dendi halk arasında; oysa mutlak bir
değerdir akrabalık. Duygu ciromuza akrabalarımızı katmamız dileğiyle...
Sevgiler...

Paylaş:
Hasret Kaya
Hasret Kaya
Köşe Yazarı

Tüm Yazıları