Gerçek Sevgi, Güçsüz Olana Davranışta Görünür
Evet, insan hayvanı sevebilir. Ama sevginin gerçek hâli, bize benzeyeni sevmek değil; bizden farklı olanı koruyabilmektir. Düşünsenize: İnsan, kendisinden hiçbir şey istemeyen bir canlının acısını görüp de hiçbir şey hissetmiyorsa, kendi yüreğinin sesini ne kadar duyabiliyordur?
Elbette hayvan sevgisi, insan sevgisinin otomatik bir kanıtı değildir. "Bir insan hayvanları seviyor diye insanlara da iyi davranacaktır" diyemeyiz. Aynı şekilde, hayvanlarla arası olmayan herkesin sevgisiz olduğunu söylemek de haksızlık olur. Kimi korkar, kimi hayvanlarla yaşamayı sevmez, kimi de alışık değildir — bunların hepsi anlaşılabilir durumlardır. İnsanlara zarar veren canlıların toplanmasını da anlayabiliriz.
Ama sokak hayvanlarına karşı merhametsizliği normalleştirmek ciddi bir sorundur. Aç bir köpeği görmezden gelen, kanadı kırılmış bir kuşun yanından öylece geçen, hayvanlar için bırakılmış su kaplarını tekmeleyen, ormanları yakıp canlıları düşünmeyen, nesli tükenmekte olan hayvanları avlayan insanların sevgisinin gerçekliğini sorgulamadan geçemiyorum.
Sizlere "Evlerinizi hayvanlarla doldurun" demiyorum; çünkü her insan hayvanlarla yakın ilişki kurmak zorunda değildir.
Peki, ne yapmalıyız? Önce biz yetişkinler, çocuklarımıza örnek olup hayvanları korumayı; şefkati ve merhameti bilen örnek insanlar olmaya çalışabilmeliyiz. Çünkü gerçek sevgi, güçsüz olana nasıl davrandığımızda görünür.
Sevgiler...
Hasret Kaya

