Almanya'nın Rheinland-Pfalz eyaletinde bir öğrenci, lise eğitimi sırasında yüzlerce ders saatinin yapılmadığını belirterek devlet aleyhine hukuk mücadelesi başlattı. Öğrencinin ailesi, yıllar boyunca ders programlarındaki iptalleri kayıt altına aldı. Yapılan hesaplamaya göre 2 bin 478 ders saatinin 405'i gerçekleşmedi.
Almanya'nın Rheinland-Pfalz eyaletine bağlı Landau kentinde eğitim gören 20 yaşındaki eski bir lise öğrencisi, eğitim sürecinde yaşanan yoğun ders iptalleri nedeniyle devlet aleyhine dava açtı.
Eduard-Spranger-Gymnasium'dan geçen yıl Abitur diplomasını alan Elija W., özellikle lise eğitiminin son dönemlerinde çok sayıda dersin öğretmen yetersizliği veya başka nedenlerle yapılamadığını savunuyor.
Öğrenci ve ailesi, daha 2022 yılından itibaren ders programlarının ekran görüntülerini toplamaya başladı. Bu kayıtların, derslerin herhangi bir telafi yapılmadan iptal edildiğini gösterdiği ileri sürüldü.
2 Bin 478 Dersin 405'i Yapılmadı
Ailenin yaptığı hesaplamaya göre öğrencinin lise eğitimi boyunca planlanan 2 bin 478 ders saatinin 405'i gerçekleşmedi.
Bu rakam, toplam ders saatlerinin yaklaşık yüzde 16'sına denk geliyor.
Özellikle öğrencinin üniversiteye giriş açısından önem taşıyan üst sınıflardaki derslerinde daha yüksek oranda ders kaybı yaşandığı öne sürüldü.
Öğrencinin üç ileri düzey dersinde, 12. sınıfın ikinci döneminde neredeyse her iki dersten birinin yapılmadığı; 13. sınıfta ise derslerin yaklaşık üçte birinin gerçekleşmediği iddia edildi.
Aile Önce Yetkililere Başvurdu
Öğrencinin ailesi, konuyu doğrudan mahkemeye taşımadan önce Rheinland-Pfalz'daki okul denetim makamı olan ADD'ye başvurdu.
Ancak aileye verilen yanıtta, zorunlu eğitim süresinin yüzde 60'ının gerçekleştirilmiş olmasının yeterli olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı aktarıldı.
Rheinland-Pfalz Eğitim Bakanlığı ise eyaletteki liselerde öğretmen ihtiyacı ve vekâleten ders yürütme konusunda sorunlar bulunduğunu kabul etti.
Öğrenci: Fırsat Eşitliği Zedelendi
Elija W., derslerin bu kadar yüksek oranda iptal edilmesinin yalnızca eğitim süresini değil, öğrencilerin başarı koşullarını da etkilediğini savunuyor.
Öğrencinin temel itirazı, yeterli eğitim alamayan öğrencilerle daha fazla imkâna sahip öğrencilerin aynı sınavlara girmesinin fırsat eşitliği açısından sorun oluşturduğu yönünde.
Özellikle ailesinden akademik destek alan, özel ders imkanına sahip olan veya evinde düzenli çalışma ortamı bulunan öğrencilerin eksik dersleri telafi etme konusunda daha avantajlı olabileceği belirtiliyor.
Önceki Davadan Sonuç Çıkmadı
Elija W. daha önce de eksik eğitim nedeniyle sınav sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmişti.
Bu başvuru önce Neustadt İdare Mahkemesi'ne, ardından Koblenz'deki Yüksek İdare Mahkemesi'ne taşındı. Ancak mahkemeler, Abitur değerlendirmesinde esas alınan unsurun sınav performansı olduğunu belirterek öğrencinin talebini kabul etmedi.
Öğrencinin şimdi açtığı yeni dava ise özellikle Abitur notlarının derslerin yapılamaması nedeniyle etkilenip etkilenmediği konusuna odaklanıyor.
Eğitimde Ders Açığı Aile Bütçesini de Etkiliyor
Olay yalnızca Almanya'daki eğitim sistemi açısından değil, ailelerin eğitim harcamaları açısından da dikkat çekiyor.
Okullarda derslerin yeterli şekilde yapılamaması durumunda aileler çocuklarının eksiklerini kapatmak için özel ders, kurs veya farklı eğitim hizmetlerine yönelmek zorunda kalabiliyor.
Bu durum, gelir seviyesi yüksek ailelerle sınırlı bütçeye sahip aileler arasındaki eğitim imkanları farkını daha da büyütebiliyor.
Dolayısıyla öğretmen açığı ve ders iptalleri, yalnızca eğitim kalitesiyle ilgili bir sorun değil; aynı zamanda aile bütçesini ve fırsat eşitliğini ilgilendiren ekonomik bir konu haline gelebiliyor.
Türkiye Açısından da Düşündürücü
Almanya'da yaşanan bu olay, eğitimde sürekliliğin neden önemli olduğunu bir kez daha gündeme getiriyor.
Bir öğrencinin eğitim sürecinde yüzlerce ders saatini kaybetmesi, yalnızca okulda geçirilen sürenin azalması anlamına gelmiyor. Eksik kalan derslerin telafisi için öğrencilerin ve ailelerin daha fazla zaman ve para harcaması gerekebiliyor.
Bu nedenle eğitim sistemlerinde öğretmen ihtiyacının zamanında karşılanması, derslerin düzenli yapılması ve öğrenciler arasındaki fırsat eşitliğinin korunması, hem sosyal hem de ekonomik açıdan önem taşıyor.
Eğitim Kalitesi Ekonominin de Bir Parçası
Nitelikli eğitim, uzun vadede iş gücünün kalitesini ve ülkelerin ekonomik rekabet gücünü doğrudan etkileyen unsurlardan biri.
Öğrencilerin temel eğitim ihtiyaçlarının okul sistemi içerisinde karşılanması, ailelerin ekstra eğitim harcamalarının azalmasına yardımcı olurken gelecekte daha nitelikli bir iş gücünün yetişmesine de katkı sağlayabilir.
Bu açıdan Landau'daki dava, tek bir öğrencinin yaşadığı sorun olmanın ötesinde, eğitim hizmetinin sürekliliği ve fırsat eşitliği konusunda önemli bir tartışma başlatmış durumda.
Esnaf Sesi olarak eğitim, aile ekonomisi ve geleceğin iş gücünü ilgilendiren gelişmeleri takip etmeye devam ediyoruz.
Kaynak: BILD / Spiegel'de aktarılan öğrenci ve aile açıklamaları
Haber: Esnaf Sesi Haber Merkezi
Almanya öğrenci dava, ders saati iptali, Rheinland-Pfalz eğitim, Abitur, Almanya eğitim sistemi, öğretmen açığı, ders iptali, eğitimde fırsat eşitliği, öğrenci devlete dava açtı
Almanya, Almanya Eğitim, Öğrenci, Öğrenci Davası, Ders İptali, Ders Saati, Abitur, Rheinland-Pfalz, Landau, Eğitim, Eğitim Sistemi, Öğretmen Açığı, Fırsat Eşitliği, Özel Ders, Aile Ekonomisi, Eğitim Haberleri, Dünya Haberleri



