Ticaret savaşının kazananı Vietnam oldu
ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan üretimini güçlendirmek ve dış ticaret açığını azaltmak amacıyla uyguladığı yüksek tarifeler, küresel ticaret haritasında beklenmedik sonuçlar doğuruyor.
The Wall Street Journal'ın federal verilere dayandırdığı haberine göre Vietnam'ın ABD ile ticaret fazlası 2026'nın ilk altı ayında 114 milyar dolara ulaştı. Böylece Vietnam, ABD karşısında en yüksek ticaret fazlası veren ülke konumuna yükseldi.
Bu gelişme dikkat çekici çünkü Vietnam ekonomisinin büyüklüğü Meksika'nın yaklaşık dörtte biri seviyesinde. Buna rağmen ABD pazarına yapılan ihracattaki hızlı artış, ülkeyi küresel üretim zincirinin en önemli merkezlerinden biri haline getiriyor.
Vietnam'ın ABD'ye ihracatında özellikle elektronik, makine, mobilya, tekstil, ayakkabı ve tüketici ürünleri öne çıkıyor.
ABD'nin Vietnam'dan ithalatı yüzde 40 arttı
Federal verilere göre ABD'nin Vietnam'dan yaptığı mal ithalatı 2026'nın ilk yarısında 123 milyar dolara yükseldi.
Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 40'lık artış anlamına geliyor.
Daha dikkat çekici olan ise Vietnam'ın yalnızca altı ayda ABD'ye yaptığı ihracatın, ülkenin 2023 yılının tamamındaki toplam ihracat değerini aşmış olması.
Aynı dönemde ABD'nin Çin'den yaptığı ithalat ise 168 milyar dolardan 129 milyar dolara geriledi. Böylece iki ülke arasındaki ticaretin yönü belirgin biçimde değişmeye başladı.
Şirketler üretimi Çin'den Vietnam'a taşıyor
Bu değişimin arkasında yalnızca devletlerin ticaret politikaları bulunmuyor.
Başta Apple, Nike ve Lululemon olmak üzere birçok küresel şirket son yıllarda üretimlerinin bir bölümünü Vietnam'a kaydırdı.
ABD'nin Çin ürünlerine uyguladığı yüksek tarifeler, Vietnam'ı üreticiler açısından daha cazip bir merkez haline getiriyor.
WSJ'nin haberinde yer verilen örneklerden biri de ABD merkezli TOV Furniture şirketi. Şirket 2024 yılında ürünlerinin yüzde 60'ını Çin'den, yüzde 25'ini Vietnam'dan tedarik ederken bugün bu oran tersine dönmüş durumda. Şirketin Vietnam'dan yaptığı tedarik yüzde 60'a yükselirken Çin'in payı yüzde 25'e geriledi.
Bu değişim, gümrük vergilerinin şirketlerin tedarik zinciri kararlarını doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Vietnam neden Çin'in önüne geçiyor?
Vietnam'ın en büyük avantajlarından biri ABD pazarına erişimde Çin'e kıyasla daha düşük tarife yüküyle karşı karşıya olması.
WSJ'nin aktardığı Penn Wharton Budget Model verilerine göre Haziran ayında Çin ürünlerinin ABD'ye girişindeki efektif tarife oranı yaklaşık yüzde 23,2 seviyesindeyken Vietnam için bu oran yüzde 6,5 civarındaydı.
Bu fark, özellikle düşük ve orta maliyetli üretim yapan şirketler açısından önemli.
Üreticiler açısından hesap basit:
Daha yüksek tarife = daha yüksek maliyet
Daha yüksek maliyet = daha düşük rekabet gücü
Bu nedenle şirketlerin üretim merkezlerini farklı ülkelere dağıtması hızlanıyor.
Elektronik sektörü Vietnam'ın yükselişinde başrolde
Vietnam'ın ABD'ye yaptığı ihracattaki artışın tamamını tekstil veya mobilya gibi geleneksel sektörlerle açıklamak mümkün değil.
Vietnam'daki Amerikan Ticaret Odası Başkanı Mark Gillin'in WSJ'ye yaptığı değerlendirmeye göre ülkenin ABD'ye ihracatının yaklaşık yüzde 60'ı makine, elektronik ve beyaz eşya gibi ürünlerden oluşuyor.
Samsung, Intel ve Foxconn gibi büyük teknoloji şirketlerinin Vietnam'da üretim faaliyetlerinin bulunması da ülkenin elektronik tedarik zincirindeki rolünü güçlendiriyor.
Bu nedenle Vietnam'ın yükselişi yalnızca "ucuz işçilik" hikâyesi olmaktan çıkıyor.
Ülke giderek elektronik, teknoloji ve yüksek katma değerli üretim merkezlerinden biri haline geliyor.
Çin ürünlerinin Vietnam üzerinden ABD'ye gönderildiği iddiası
Vietnam'ın ihracatındaki hızlı artış Washington'da bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
ABD yönetiminde, Çinli şirketlerin yüksek tarifelerden kaçınmak amacıyla ürünlerini Vietnam üzerinden ABD'ye gönderebileceği yönünde eleştiriler bulunuyor.
Böyle bir uygulama, ürünün gerçek üretim yerinin değiştirilmeden Vietnam üzerinden ABD'ye gönderilmesi anlamına gelen ticaret aktarması (transshipment) riskini gündeme getiriyor.
Ancak Vietnam'daki Amerikan Ticaret Odası, bu durumun ihracattaki artışın temel nedeni olmadığını savunuyor. Özellikle elektronik sektöründeki büyümenin Vietnam'da gerçekten gerçekleştirilen üretim yatırımlarından kaynaklandığı belirtiliyor.
Vietnam'ın kendi ekonomisi de dönüşüyor
Vietnam'ın ABD'ye ihracatı hızla artarken ülkenin toplam ticaret yapısında farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Vietnam'ın 2026'nın ilk yarısında toplam mal ticaretinde 16,65 milyar dolarlık açık vermesi, ülkenin üretim kapasitesini artırmak için yoğun şekilde makine, hammadde ve ara malı ithal ettiğini gösteriyor.
Yani Vietnam'ın ABD'ye verdiği büyük ticaret fazlası, ülkenin bütün dünyayla ticaretinde aynı ölçüde fazla verdiği anlamına gelmiyor.
Ülke ABD'ye büyük miktarda nihai ürün satarken başta Çin olmak üzere farklı ülkelerden üretimde kullanılacak makine, elektronik parçalar, hammadde ve ara malları satın alıyor.
Bu da Vietnam'ın giderek büyük bir üretim ve montaj merkezi haline geldiğini gösteriyor.
Türkiye açısından Vietnam örneği neden önemli?
Vietnam'ın yükselişi Türkiye açısından da önemli bir ders içeriyor.
Küresel şirketler üretim merkezlerini yalnızca işçilik maliyetine göre belirlemiyor. Artık gümrük vergileri, lojistik, tedarik zinciri güvenliği, serbest ticaret anlaşmaları, enerji maliyetleri ve siyasi riskler birlikte değerlendiriliyor.
Bu durum Türkiye'deki üreticiler ve ihracatçılar açısından da önemli.
Özellikle Avrupa Birliği, ABD ve diğer büyük pazarlara ihracat yapan Türk işletmelerinin küresel tedarik zincirlerindeki değişimleri yakından takip etmesi gerekiyor.
Vietnam'ın yükselişi, doğru ticaret politikaları ve üretim yatırımlarıyla bir ülkenin küresel tedarik zincirindeki konumunun kısa sürede değişebileceğini ortaya koyuyor.
Türk üreticisi için yeni fırsatlar doğabilir
Çin'den üretimin başka ülkelere kayması yalnızca Vietnam'a fırsat yaratmıyor.
Hindistan, Meksika, Endonezya, Malezya ve Türkiye gibi ülkeler de küresel şirketlerin “Çin'e alternatif üretim merkezi” arayışından yararlanabilir.
Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı, güçlü sanayi altyapısı, lojistik bağlantıları ve geniş üretici ağı önemli avantajlar arasında bulunuyor.
Ancak bu avantajların daha fazla yabancı yatırım ve ihracata dönüşebilmesi için üretim maliyetleri, enerji fiyatları, finansmana erişim ve dış ticaret politikalarının rekabetçi olması gerekiyor.
Esnaf ve KOBİ'ler açısından ne anlama geliyor?
Küresel şirketlerin üretim merkezlerini değiştirmesi, yalnızca büyük fabrikaları ilgilendirmiyor.
Büyük üretim tesislerinin çevresinde lojistik, taşımacılık, ambalaj, bakım-onarım, yazılım, muhasebe, danışmanlık, depolama, güvenlik ve çeşitli hizmet sektörleri gelişiyor.
Bu nedenle yeni bir üretim merkezinin ortaya çıkması, binlerce küçük ve orta ölçekli işletme için yeni tedarik ve hizmet fırsatları oluşturabiliyor.
Vietnam örneği, büyük küresel ticaret kararlarının yerel esnaf ve KOBİ'lere kadar uzanan ekonomik sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
Türkiye'nin de küresel tedarik zincirlerinden daha fazla pay alması halinde, yalnızca büyük ihracatçı firmalar değil, onların çevresindeki binlerce küçük işletme de bundan yararlanabilir.
Tedarik zincirleri yeniden yazılıyor
Dünyada şirketlerin tek bir ülkeye bağımlı üretim modelinden uzaklaşması, yeni bir ekonomik dönemin başlangıcına işaret ediyor.
Pandemi, enerji krizleri, jeopolitik gerilimler ve ABD-Çin ticaret savaşı sonrasında şirketler üretimlerini farklı ülkelere dağıtmaya başladı.
Vietnam'ın yükselişi bu dönüşümün en somut örneklerinden biri.
ABD'nin Çin'e yönelik yüksek tarifeleri Çin'deki üretimin bir bölümünü Vietnam'a yönlendirirken, Vietnam da bu fırsatı elektronik ve sanayi yatırımlarıyla değerlendirmeye çalışıyor.
Esnaf Sesi'nin değerlendirmesi
Vietnam'ın ABD ile ticaretinde 114 milyar dolarlık fazla vermesi, küresel ticaret savaşlarının her zaman beklenen sonucu doğurmadığını gösteren çarpıcı bir örnek.
ABD'nin amacı Çin'den gelen ürünleri azaltarak Amerikan üretimini güçlendirmekti. Ancak ortaya çıkan tablo, üretimin önemli bir bölümünün Çin'den Vietnam gibi alternatif merkezlere kaydığını gösteriyor.
Esnaf Sesi olarak değerlendirmemiz; Türkiye'nin bu küresel değişimi yalnızca izlemek yerine, üretim ve ihracat açısından bir fırsata dönüştürmesi gerektiği yönünde.
Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, lojistik konumu ve Avrupa pazarına yakınlığı, küresel şirketlerin tedarik zincirlerinden daha fazla pay alabilmesi için önemli avantajlar sunuyor.
Bunun gerçekleşebilmesi için ise rekabetçi üretim maliyetleri, uygun finansman, enerji güvenliği, nitelikli iş gücü ve ihracatçı işletmeleri destekleyen politikalar önem taşıyor.
Vietnam'ın hikâyesi Türk işletmelerine önemli bir mesaj veriyor:
Dünya ticaretindeki dengeler değişirken, yeni üretim merkezleri ve yeni tedarik zincirleri oluşuyor. Bu değişimi erken gören ülkeler ve işletmeler, geleceğin pazarlarında daha güçlü bir konum elde edebilir.
Kaynak: The Wall Street Journal (WSJ)
Kaynak haber: The Country That Has the Biggest Trade Surplus With the U.S. Is Now… Vietnam
Yazar: Stu Woo
Yayın tarihi: 26 Ağustos 2026
Etiketler: #EsnafSesi #Vietnam #ABD #Amerika #DışTicaret #İhracat #İthalat #TicaretSavaşı #GümrükVergisi #Trump #Çin #KüreselTicaret #TedarikZinciri #Üretim #Sanayi #KOBİ #Esnaf #İşDünyası #Ekonomi #TürkiyeEkonomisi #Yatırım #Lojistik #Elektronik #Teknoloji #İhracatçı #DünyaEkonomisi



