Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, tarihinin en büyük mali krizlerinden biriyle karşı karşıya. Başbakan Friedrich Merz (CDU) ve Lars Klingbeil liderliğindeki koalisyon hükümeti, savunma ve altyapı harcamalarına öncelik veren, ancak sosyal harcamaları tırpanlayan rekor bir borçlanma bütçesine imza atıyor.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), bu borç odaklı mali politikanın uzun vadeli ağır sonuçları olacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. İşte Berliner Zeitung'un aktardığı verilere göre, Bundesbank'ın Haziran ayı raporundaki korkutan Almanya tablosu:
1. Sosyal Yardımlar Kesiliyor, Silaha ve Altyapıya Para Saçılıyor
Yeni bütçe planına göre, Merz-Klingbeil hükümeti sadece 2027 yılında 200 milyar Euro'dan fazla yeni kredi (borç) alacak. Hükümetin savunma, silahlanma ve altyapı projelerine milyarlar akıtılırken; yoksul çocuklar, sağlık hizmetleri ve iklim koruma fonları gibi sosyal devletin temel direklerinden ciddi kesintiler yapılıyor. Bundesbank, hükümetin bu askeri önceliklerinin gelecekte sosyal yardımlarda daha da büyük baltalamalara yol açacağını belirtiyor.
2. Avrupa'nın Kırmızı Çizgileri Aşılıyor (Bütçe Açığı ve Borç Sarmalı)
Almanya, AB'nin mali disiplin kurallarını (Maastricht Kriterleri) adeta çöpe atıyor:
Bütçe Açığı Rekor Kıracak: AB kurallarına göre bir ülkenin bütçe açığının GSYİH'ye (Milli Gelir) oranı en fazla %3 olmalı. Ancak Bundesbank, Almanya'nın bütçe açığı oranının 2028 yılına kadar %4,9'a fırlayacağını öngörüyor.
Milli Gelire Göre Borç Oranı Patlıyor: AB'nin %60'lık borç/GSYİH referans sınırına karşın, Almanya'nın borç oranının %70'e yaklaşacağı tahmin ediliyor.
Yasal Sınırlar Zorlanıyor: Federal hükümetin, 2028 yılından itibaren anayasal bir kural olan "ulusal borç freni" sınırlarının da altına düşeceği öngörülüyor. Bankaya göre harcamalar, gelirlerden çok daha hızlı artıyor ve acil bir kemer sıkma (konsolidasyon) programı gerekiyor.
3. Milyarlık Enjeksiyon Ekonomiyi Canlandırmaya Yetmiyor
Bundesbank, hükümetin bu devasa harcamalarının (özellikle savunma sanayisi kanalıyla) ekonomiyi bir nebze desteklediğini kabul ediyor. Bu yapay doping olmasaydı büyüme daha da kötü olacaktı; nitekim bu harcamalar 2028 sonuna kadar büyümeye kümülatif olarak 1,3 puanlık bir katkı sağlayacak.
Ancak Merkez Bankası net bir uyarı yapıyor: "Para basıp dağıtmak, Almanya'nın yapısal hastalıklarını iyileştirmiyor." Ülkenin büyümesini engelleyen kronik sorunlar hala masada:
Yüksek enerji maliyetleri
Nitelikli işgücü (kalifiye eleman) eksikliği
Çin'in ezici küresel rekabet baskısı
Boğucu bürokrasi ve özel sektör yatırımlarının zayıflığı
Bu yapısal engeller yüzünden, milyarlarca Euro harcansa bile Almanya'nın 2027 ve 2028'deki potansiyel büyümesi sadece %0,3'te çakılı kalacak.
4. Alman Vatandaşının Cebine Göz Dikildi: Sosyal Güvenlik Primi ve Emeklilik Krizi
Bu rekor borçlanma bütçesi, ülkenin en büyük kara deliği olan sosyal güvenlik sistemini de kurtarmaya yetmiyor.
Rezervler Tükeniyor: İlk etapta sosyal güvenlik fonlarındaki delikler federal bütçeden alınan borçlarla kapatılacak ancak 2028'e gelindiğinde bu paralar da yetmeyecek ve emeklilik sigortası rezervleri tamamen eriyecek.
Maaşlardan Yapılan Kesintiler Artacak: Krizi çözmek için Alman çalışanların maaşlarından kesilen emeklilik katkı payı %18,6'dan %19,8'e çıkarılacak.
Toplam Kesinti Yükü: Genel sosyal güvenlik primi kesinti oranı ise mevcut %42,4'ten %44,25'e yükselecek.


