Almanya'da Çocuk Koruma Verileri Açıkladı: Toplam Vaka Azalırken İstismar Vakaları Artıyor
Almanya Federal İstatistik Dairesi'nin (Destatis) açıkladığı verilere göre, 2025 yılında gençlik daireleri (Jugendamt) ihmal, şiddet ve çeşitli riskler nedeniyle 56 bin 900 çocuk ve genci geçici olarak koruma altına aldı. Bu rakam bir önceki yıla kıyasla yüzde 18, son iki yıllık süreçte ise yüzde 24 oranında düşüş gösterdi.
Düşüşün Arkasındaki Temel Etken: Refakatsiz Göçmen Çocuklar
Koruma altına alınan genel çocuk sayısındaki bu gerilemenin en büyük sebebi, ülkeye dışarıdan gelen refakatsiz göçmen çocuk sayısındaki belirgin azalma oldu. Bu kategorideki vakalar yaklaşık 30 bin 800'den 16 bin 500 seviyesine gerileyerek yüzde 47'lik bir düşüş kaydetti. Buna karşılık, kendi rızasıyla yardım isteyen gençlerin sayısı yüzde 9, acil çocuk refahı tehlikesi gerekçesiyle korumaya alınanların oranı ise yüzde 3 artış gösterdi.
Risk Faktörlerinin Odagında Aile İçi İhmal ve Şiddet Var
Verilen koruma kararlarının yüzde 53'ü çocukların güvenliğinin acil tehlike altında olmasından kaynaklandı. Vakaların en yaygın gerekçeleri şu şekilde sıralandı:
Ebeveyn Yetersizliği: Yüzde 32
İhmal: Yüzde 16
Fiziksel İstismar: Yüzde 15
Psikolojik İstismar: Yüzde 11
Kız Çocuklarında İstismar Bildirimleri Artıyor
Genel vaka sayısındaki düşüşe rağmen fiziksel ve psikolojik istismar vakalarındaki artış dikkat çekti. Fiziksel istismar vakaları 1.114, psikolojik istismar vakaları ise 941 adet artış gösterdi. Yetkililer, bu artış dalgasının özellikle kız çocuklarında yoğunlaştığına işaret etti. Fiziksel istismara uğrayanların yüzde 65'ini, psikolojik istismara uğrayanların ise yüzde 62'sini kız çocukları oluşturdu.
İtirazlar ve Koruma Sonrası Süreç
Koruma kararlarının yüzde 9'unda ebeveynler veya yasal veliler karara karşı çıktı. En yüksek itiraz oranları sırasıyla ihmal şüphesi (yüzde 26), psikolojik istismar (yüzde 25), cinsel şiddet (yüzde 22) ve fiziksel istismar (yüzde 19) dosyalarında görüldü. Gençlik daireleri, riskin sürdüğüne kanaat getirdiği itirazların yüzde 82'sinde aile mahkemelerine başvurarak hukuki koruma talebinde bulundu.
Koruma süreçlerinin tamamlanmasının ardından çocuk ve gençlerin yüzde 25'i eski yaşam ortamlarına geri dönerken, yüzde 44'ü farklı bir yaşam yerine yerleştirildi. Vakaların yüzde 14'ünde ise süreç çocuk veya gencin kendi isteğiyle son buldu.
Kaynak: Hürriyet


