08 Temmuz 2026, 20:39 yayınlandı
/ 01 Ağustos 2026, 21:08 güncellendi
okuma... 30
Ankara'da Tarihi Zirve Sona Erdi: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Külliye'de NATO Açıklaması!
Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi resmen tamamlandı. Dünyanın gözünü çevirdiği zirvenin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem ittifakın geleceğine hem de küresel gündeme dair çok kritik açıklamalarda bulunuyor.
Savunma Sanayiinde "Kısıtlama" Resti: "Engeller Kalkmalı"
Zirve kapsamında müttefiklere net mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO üyesi ülkelerin birbirine uyguladığı savunma sanayii kısıtlamalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Erdoğan, "NATO 3.0 hedefine ulaşmamız için savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması şarttır" diyerek, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli ve milli atılımlarının engellenemeyeceğinin altını çizdi.
Savunma Bütçesinde Büyük Hedef ve Çelik Kubbe Hamlesi
Türkiye'nin ittifak içerisindeki sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini belirten Erdoğan, bütçe ve yetenek hedeflerine dair şu önemli verileri paylaştı:
Erken Erişim Hedefi: Güvenlik harcamalarında yüzde 1,5'luk bütçe payına şimdiden ulaşıldı. Türkiye, yüzde 5'lik nihai hedefe 2035 yılı yerine 5 yıl önce, yani 2030 yılından önce ulaşmayı planlıyor.
Dünyanın İlk 10'unda: Türkiye, üretim ve ihracat kapasitesiyle savunma sanayiinde dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdi.
Çelik Kubbe'ye Dev Bütçe: İttifakın en çok ihtiyaç duyduğu hava ve füze savunma kabiliyeti için yerli Çelik Kubbe Projesi'ne 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldı.
Küresel Krizler Masada: Gazze, Lübnan ve Ukrayna Mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Külliye'deki hitabında bölgesel ve küresel çatışmalara da geniş yer ayırdı. Ukrayna savaşının çözümü konusunda ABD Başkanı Donald Trump'ın barış vizyonunu paylaştığını ifade eden Erdoğan, Orta Doğu'daki kanayan yara için de dünyaya seslendi: "Orta Doğu'da kalıcı barışın anahtarı iki devletli çözümdür. Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için hepimize tarihi bir görev düşmektedir."