Cumhurbaşdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili önemli mesajlar verdi. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun çalışmalarından bahseden Uçum, dört alt komisyon kurulduğunu bildirdi. Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a görev verileceğini duyurdu. Öcalan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan süreçte PKK'ya doğrudan kendini feshetme çağrısı yapmıştı. Gelinen son aşamada çerçeve yasa teklifi Meclis'te rekor çoğunlukla kabul edilerek kanunlaşmıştı. Kanunda 1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçlar işleyenler, yasa kapsamı dışında tutuluyor. Bu da Öcalan ve yönetim kadrosunun yasadan yararlanamayacağı anlamına geliyor.
Uçum, Öcalan'a verilecek görevin farklı şekilde değerlendirilmemesine işaret etti; İmralı'daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini söyledi. Bunun Öcalan'ın süreçteki rolünü daha iyi icra edebilmesi için oluşturulmuş bir imkan olduğunu dile getiren Uçum, "Serbest bırakıldı." gibi bir sonucun çıkarılamayacağını sözlerine ekledi: "Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır."
GÖREVİN GEREKTİRDİĞİ ORTAMI SAĞLAMAKTAN İBARET
Cumhurbaşdanışmanı Uçum, terör meselesinde muhatabın Öcalan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: "Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandıysa feshedecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektiği ortam sağlamaktan ibarettir bunun dışındakiler doğru değildir."
"RUTİN DIŞI SÜREÇLER, RUTİN DIŞI YÖNTEMLE ÇÖZÜLÜR"
Uçum, her kişiden yararlanmaya ilişkin kanunda düzenleme olduğuna da işaret edip "Hükümlü üzerinden diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasfiyesine ilişkin, bunun hukuka aykırı bir durumu yok. Rutin dışı süreçler, rutin dışı yöntemlerle çözülür." dedi.
SEÇİM TARİHİ
Uçum, seçim tarihine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Seçim takvimine ilişkin öngörüsünü de paylaşan Uçum, "360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa 16 Nisan 2028'de seçim yapılacak." dedi. Bu tarihin bir anlam taşıdığını da belirten Uçum, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin geçişinin yıl dönümü 16 Nisan." diyerek 2027 yılının son çeyreğinde seçim yapılabilme ihtimalini düşük gördüğünü, mart ya da nisan ayında seçimlerin yapılabileceğini dile getirdi.
Mehmet Uçum'un açıklamaları, hem terörün tasfiyesine yönelik yürütülen hukuki ve siyasi adımların kararlılıkla sürdürüldüğünü hem de önümüzdeki dönemin siyasi haritasına dair önemli ipuçları barındırdığını gösteriyor. Özellikle sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve atılan adımların gerekçelerinin kamuoyuyla paylaşılması, toplumsal mutabakatın sağlanması açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, seçim takvimine ilişkin yapılan bu ilk net tarih işaret etme durumu, siyaset kulislerinde hareketliliğe neden oldu. Muhalefet partileriyle olası bir uzlaşı arayışının ya da meclis aritmetiğinin nasıl şekilleneceğinin önümüzdeki aylarda daha da netleşmesi beklenirken, 2028 baharının Türkiye'nin yakın siyasi tarihi için dönüm noktası olacağı kesinleşmiş durumda.



