Mezopotamya ovasına tepeden bakan konumu ve kendine has mimarisiyle adeta bir masal şehrini andıran Mardin, hafta sonları ailece keyifli zaman geçirmek isteyen ziyaretçilerin akınına uğruyor. Şehrin tarihi dokusunu koruyan 1. Cadde boyunca yapılan yürüyüşlerde, yüzyıllardır süregelen Süryani ve Türk kültürünün iç içe geçmiş izleri gözler önüne seriliyor. Çocuklu ailelerin rotasında ilk sırada, taş işçiliğinin en görkemli örneklerinden biri olan Zinciriye Medresesi ile şehir merkezine kısa bir mesafede yer alan Deyrulzafaran Manastırı bulunuyor. Tarihi yapıları gezen aileler, ardından şehrin kalbi sayılan Telkari Çarşısı’na geçiyor. Gümüş tellerin bir dantel gibi ince ince işlenmesiyle ortaya çıkan telkari sanatını atölyelerde canlı olarak izleyen ziyaretçiler, gümüş ustalarının tezgâh başındaki el emeğine hayran kalıyor. Mardin sokaklarını gezerken etrafa yayılan taze bıttım sabunu, yöresel badem şekeri ve Süryani çöreği kokuları, alışveriş keyfini daha da artırıyor. Çarşı esnafı, çocuklara yöresel ikramlarda bulunarak geleneksel Doğu misafirperverliğini yaşatıyor. Aileler, akşam saatlerinde Mezopotamya ovasında batan güneşi tarihi bir taş konağın terasından izleyerek haftanın yorgunluğunu geride bırakıyor. Bu tarihi atmosfer, çocukların tarih bilincini geliştirirken bölge esnafının el sanatları ekonomisine de büyük bir canlılık katıyor.
mardin hafta sonu rotaları, mardin taş evleri, telkari gümüş çarşısı, zinciriye medresesi, deyrulzafaran manastırı, aile gezi rehberi, mezopotamya manzarası, mardin 1. cadde, süryani çöreği badem şekeri, yöresel el sanatları
#Mardin #MardinTaşEvleri #TelkariÇarşısı #Mezopotamya #AileGeziRehberi



