
VEYSEL AĞDAR
Küresel talepteki daralma nedeniyle mayıs ayından beri düşüş eğilimi gösteren hurda fiyatları, ağustos ayının ikinci yarısından itibaren yükselmeye başladı. Yakın coğrafyamızdaki savaşlar ve tedarikte yaşanan aksamalar hurda fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor. Mayıs 2026'da 18 bin 600 liraya kadar çıkan, ardından temmuz ayında 17 bin 700 liraya kadar gerileyen fiyatlar, ağustos sonu itibarıyla tekrar yükselişe geçti. Tedarik zincirinde yaşanan aksamalar ve artan navlun maliyetlerinin tetiklediği hurda fiyatları, son 3 haftada ton başına 700 ila 1.000 lira arttı. Türkiye'nin önemli demir çelik üreticilerinden Kardemir ve Erdemir'in hurda maliyeti yükseldi. Kardemir'in tüm ürün gruplarında alım fiyatları son 3 haftada ton başına 700 lira, Erdemir'de ise 1.000 lira arttı.
Maliyetler 700-1.000 lira arttı (Ton/TL)
Kardemir
Erdemir
Eski fiyat
Yeni fiyat
Eski fiyat
Yeni fiyat
DKP
17.700
18.400
17.400
18.400
Extra
17.450
18.150
17.350
18.350
1. Grup
16.900
17.600
16.100
17.100
2. Grup
16.600
17.300
13.600
14.600
Yapımı devam eden projelerde fiyat artışı yaşanabilir
Hurda fiyatlarındaki son artış, demir-çelik sektörünün en önemli tüketici gruplarından biri olan inşaat sektöründe de maliyet baskısını artırabilir. Kardemir'de hurda fiyatlarının üç haftada ton başına 700 lira, Erdemir'de ise 1.000 liraya kadar yükselmesi, demir-çelik ürünlerinin üretim maliyetlerine doğrudan yansıyabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Özellikle konut, sanayi tesisi ve altyapı yatırımlarında temel girdilerden biri olan inşaat demirindeki olası fiyat artışları, devam eden projelerin bütçelerini de yukarı çekebilir.
Sektör temsilcileri açısından asıl risk ise hurda fiyatlarındaki yükselişin geçici olmaması. Tedarik zincirindeki aksamaların ve artan navlun maliyetlerinin sürmesi halinde, çelik üreticilerinin maliyet artışlarını satış fiyatlarına yansıtması beklenebilir. Bu durum, zaten yüksek seyreden inşaat maliyetleri üzerinde yeni bir baskı yaratırken, özellikle yeni konut projelerinin maliyet hesaplarını ve müteahhitlerin fiyatlama stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Öte yandan, uzmanlar küresel piyasalardaki belirsizliklerin devam ettiğine dikkat çekerek, hurda arzındaki sıkışıklığın kısa vadede tamamen ortadan kalkmasının zor olduğunu ifade ediyor. Özellikle ana tedarikçi bölgelerdeki lojistik problemler ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar, çelik üreticilerini alternatif hammadde arayışına iterken, yerli üreticinin rekabet gücünü de zorlayan unsurlar arasında yer alıyor.
Demir-çelik sektörünün önümüzdeki dönemde izleyeceği fiyat politikası, sadece inşaat sektörünü değil, aynı zamanda ihracat pazarlarındaki konumunu da yakından ilgilendiriyor. Maliyet artışlarının nihai ürün fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı, iç piyasadaki talep dengeleri ve eylül ayı sonuna kadar açıklanması beklenen yeni ekonomik veriler doğrultusunda netlik kazanacak.



