Türkiye tarihinde, ekonomik yaşamda geçmiş ve günümüz arasında ne kadar fark var değil mi ? Eskiden insanlar temel besin ihtiyaçlarını daha rahat karşılardı. Eskiden dediğim zamanlar da çok uzak bir geçmiş değil.. Yaklaşık olarak 2005 ile 2015 yıllları arasında. Bu dönemde en azından sebze,meyve, et, balık, süt gibi yaşamsal besinlere ulaşım hem daha ucuz hem de daha güvenli idi. Peki o zamanlar neler daha iyiydi de insanların yaşam standartı daha yüksekti? Şimdi bunların neler olduğuna birlikte bakalım isterseniz...
Öncelikle Türkiye şartları içerisinde değerlendirirsek; tarım daha gelişmiş, enflasyon daha düşük seviyede ve de iklim koşulları açısından da daha sağlıklı bir işleyiş olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki bu iklimin bu şekilde olması da verimli topraklara onlar da besin çeşitliliğine olanak sağlıyordu. Daha yakın zamana baktığımızda, mesela 2019 ve sonrası.. Bu dönemlerde yine iklimin dengesizleşmeye başlaması (iklim krizi), en temel etkenlerden (bence) pandemi, aynı şekilde ekonominin bozulmaya başlaması, gıda enflasyonunun giderek artması gibi aslında pek çok bozulan yapılardan bahsedebiliriz. Bu finansal geriye gidişlerin başlaması da toplumun temel ihtiyaçlarını gidermesi; beslenme, barınma vb. adeta bir yük haline getirdi. Bu durumda ardı ardına olumsuz sonuçları doğurdu: ekonomik sıkıntılar, ruhsal ve duygusal dalgalanmalar, halkın zamanla birbirinden daha kopuk hale gelmesi, geçimini satış ve pazarlama yoluyla sağlayan çoğu esnafın giderek işlerinin küçülmesi hatta zarara uğraması en yüzeysel görünenlerdir. Özetle; ekonomik ve lojistik bir kriz gibi görünen bu yeni dönem, aslında bireyin iç dünyasında kaygılara, esnafın tezgahında ise çaresizliğe ve toplum bağlamında ciddi bir aşınmaya yol açtı. Köşe yazısı serimizde haftaya görüşmek üzere...

