sol reklam
sağ reklam
USD -- EURO -- STERLİN -- GR. ALTIN --

Klimalı odalarda tutulan enflasyon, çarşı pazarın yangınını söndüremedi!

03 Eylül 2026, 12:17
43 okunma
⏱ okuma...
Klimalı odalarda tutulan enflasyon, çarşı pazarın yangınını söndüremedi! Sabah yine Ankara’nın o meşhur klimalı odalarından sahnelenen bir illüzyon gösterisiyle güne başladık.

Klimalı odalarda tutulan enflasyon, çarşı pazarın yangınını söndüremedi!

Sabah yine Ankara’nın o meşhur klimalı odalarından sahnelenen bir illüzyon gösterisiyle güne başladık. 

TÜİK, aylardır merakla beklenen ağustos ayı enflasyon rakamlarını lütfedip açıkladı. Çizilen tabloya bakarsanız memlekette her şey yolunda.Aylık enflasyon sadece yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olmuş. Üstelik Merkez Bankası da hızını alamayıp yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 28 olarak masaya koymuş. 

Şimdi bu "resmi" masalları bir kenara bırakıp, meselenin arkasındaki o acı gerçeği, sokağın yalın diliyle biraz kazıyalım.

Kağıt üzerinde excel tablolarıyla ekonomi yönetmek ne kadar kolay değil mi? Oysa markete giden, pazarda file doldurmaya çalışan, ay sonunu getirmek için kredi kartlarına takla attıran vatandaşa sorsanız, o yüzde 1,84’lük aylık artışı sadece güler geçer. 

Siz son bir ayda peynirin, sütün, ev kiranızın ya da çocuğunuzun okul masrafının sadece yüzde 1,84 arttığına şahit oldunuz mu? Ortada, iktidarın kendi çizdiği pembe tabloyla, halkın cüzdanındaki yangın arasında devasa bir uçurum var.

İşin daha da vahim tarafı, enflasyonu düşük gösterme çabasının basit bir "başarı hikayesi" yazma hevesinden ibaret olmamasıdır. Bu, sistematik bir servet transferidir. Açıklanan her düşük oran; işçinin, memurun, asgari ücretlinin ve emeklinin cebinden yasal yollarla çekilmiş bir lokma ekmektir. 

Maaş zamları bu "ayarlanmış" oranlara göre yapılıyor. Merkez Bankası’nın yıl sonu için telaffuz ettiği o yüzde 28 hedefi de aslında "Sizi enflasyona ezdirmeye son sürat devam edeceğiz" demenin kravatlı ve süslü halidir. 

Ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 31’in üzerindeyken, kalan dört ayda fiyatlar eksiye mi düşecek ki yıl sonunda o hedef tutsun? Matematik yalan söylemez ama hesap makinesini tutan eller maalesef aynı dürüstlüğü göstermiyor.

Bizim görevimiz, bize uzatılan bu makyajlı bültenleri alkışlamak değil. Vergi yükü altında ezilen, emeği sömürülen milyonların hakkını aramaktır. Siz "dezenflasyon sürecindeyiz" diye süslü laflar edip kendi dar çevrenizi, kur korumalı zenginlerinizi fonlamaya devam ederken, faturayı yine bu ülkenin namuslu vatandaşına kesiyorsunuz. 

İstediğiniz kadar rakamlara takla attırın, hedefleri revize edin; boş tencerenin ve pazardaki yangının sesi, sizin o steril binalarınızdan çok daha gür çıkıyor. Ve inanın, bu millet bu çadır tiyatrosunu artık yutmuyor.

Paylaş:
Onurcan KURTAY
Onurcan KURTAY
Editör Gazeteci

Tüm Yazıları