Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Marmaris'te gerçekleştirilen suikast teşebbüsünün firari sanığı Burkay Karatepe ve kendisine 10 yıl boyunca yardım edenler hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi sundu. Dilekçede; yakalanan FETÖ üyesi Karatepe ile ona saklanma imkanı sağlayan kişilerin "Cumhurbaşkanına suikast", "Anayasayı ihlal" ve "suçluyu kayırma" dahil 5 ayrı ağır suçtan cezalandırılması istendi.
YARGI & POLİTİKA / SON DAKİKA
15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik Marmaris'te düzenlenen suikast girişimine katılan ve 10 yıldır kırmızı bültenle aranırken yakalanan eski yüzbaşı Burkay Karatepe hakkında hukuki süreç derinleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, avukatı Hüseyin Aydın aracılığıyla Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak soruşturmaya müdahil oldu.
Hangi Suçlamalar Yöneltildi?
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan resmi dilekçede, yakalanan FETÖ mensubu Burkay Karatepe ve firari olduğu 10 yıllık zaman zarfında kendisine yardım, yataklık ve yer temin eden şahıslar hakkında kamu davası açılması talep edildi. İstenen suç başlıkları şu şekildedir:
Cumhurbaşkanına Suikast
Anayasayı İhlal
Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak
Terör Örgütüne Üye Olmak
Suçluyu Kayırma
"Devletin Bağımsızlığı ve Ülke Bütünlüğü Hedef Alındı"
Şikayet dilekçesinde, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla hareket eden suikast timinin sadece bireysel bir saldırı gerçekleştirmediği, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenini yıkmayı hedeflediği vurgulandı.
Dilekçede öne çıkan hukuki değerlendirmeler şu şekilde yer aldı:
"Şüphelinin bu şekilde sadece cumhurbaşkanına suikast ve anayasayı ihlal suçunu değil, aynı zamanda iştirak ettiği eylemler nedeniyle ülkenin genelinde bir kaos ve karışıklık çıkarmak suretiyle devletin bağımsızlığını zayıflatmayı ve devletin birliğini bozmayı hedeflediği açıktır. Sayın Cumhurbaşkanımız, hem şahsına yönelen eylemleri nedeniyle hem de Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin birliğine yönelen eylemleri nedeniyle şüpheliden ve 10 yıllık süre zarfında şüphelinin yakalanmasına mani olmak için yer temin eden ve yardım eden tüm kişilerden şikayetçidir."
Türk yargı sistemi, kamuoyu hukuku ve FETÖ davalarının seyri açısından bu gelişmenin analizi şu şekildedir:
10 Yıllık Firarın Hukuki Sorumluluğu (Suçluyu Kayırma): Dilekçedeki en kritik editoryal ayrıntı, şikayetin yalnızca suikast timi üyesi Burkay Karatepe ile sınırlı kalmayıp, onu 10 yıl boyunca saklayan, finansal/lojistik destek veren ve yer temin eden ağa genişletilmesidir. Türk Ceza Kanunu kapsamındaki "suçluyu kayırma" ve "örgüte yardım" maddeleri, hücre evleri veya yatakçılık ağı üzerinde yeni soruşturma dalgaları başlatabilir.
Kamu Davasında Müdahillik Niteliği: Cumhurbaşkanlığı makamının dilekçede "şahıs" ve "devletin birliği" ayrımını vurgulaması, davanın sembolik önemini artırmaktadır. Saldırının doğrudan anayasal düzene ve milleti temsil eden makama yapıldığı hukuki zemine oturtularak sanığın alacağı muhtemel ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının yasal altyapısı pekiştirilmektedir.
Cezasızlık Algısının Yıkılması: Darbe gecesinden bu yana firari durumda olan son kritik isimlerden birinin yakalanıp yargı önüne çıkarılması ve mağdur sıfatıyla devletin tepe noktasından müdahillik hamlesi gelmesi, kamuoyunda "darbe davalarında zaman aşımı veya kaçış imkanı olmadığı" mesajını güçlendirmektedir.
Kaynak: TRT Haber


