İlçede yaşayan 61 yaşındaki Mayıl, 1 yıl önce yüksek katma değerli ürünlerden safranı topraksız tarım yöntemiyle üretmeye başladı. Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle geçen yıl 100 metrekarelik tesiste 55 bin safran soğanıyla üretime başlayan Mayıl, ilk hasatta 1 kilogram safran elde etti.
Ürettiği safranın gramını yaklaşık 700 liradan satarak 1 yıllık amortisman hedefinin yüzde 80'ini başarıyla gerçekleştiren Mayıl, ayrıca bu sistemle üretim yapmak isteyenlere danışmanlık hizmeti vermeye başladı.
Mayıl, gazetecilere yaptığı açıklamada, tesiste iki aşamalı üretim modeli uyguladıklarını söyledi. Kasım ayında kapalı ortamda baharat elde ettiklerini, mayıs sonunda ise açık arazide toprakta soğan çoğaltma sürecine geçtiklerini anlatan Mayıl, açık araziye kıyasla kapalı (indoor) sistemde yaklaşık yüzde 20 daha fazla verim alındığını dile getirdi.
Kontrollü ortam sayesinde zirai kalıntı (pestisit) ve ağır metal risklerinin sıfıra indiğini anlatan Mayıl, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi laboratuvarlarında yapılan analizlerde ISO 36-32 belgesiyle elde edilen ürünlerin birinci kalite olduğunun tescillendiğini ifade etti.
Safran üretimini yurt dışındaki çiftçiler de merak ediyor
Mayıl, geçen yıl aralık ayında toprakla buluşturulan soğanların mayıs ayında söküldüğünü ve hazirandan ağustos sonuna kadar uyku dönemine bırakıldığını dile getirdi.
Sterilizasyon ve kurutma işlemlerinin ardından tesislerde yeni sezon uyandırma çalışmalarına başladıklarını anlatan Mayıl, soğanların raflara yerleştirilerek doğru pozisyonlara getirildiğini belirtti.
Yaklaşık 3 gün sürecek bu hazırlık aşamasının ardından kasım ortasından itibaren filizlenme ve çiçeklenme sürecinin başlayacağını belirten Mayıl, yeni hasadın kasım sonuna doğru gerçekleştirileceğini ve 1 gün sürdüğünü, hasat sonrası soğanların yeniden toprakla buluşturularak çoğaltma döngüsüne alınacağını söyledi.
Türk safranının sürdürülebilir kalitesinden dolayı dünya genelinde büyük talep gördüğüne işaret eden Mayıl, "Son bir yılda Türkiye başta olmak üzere Bulgaristan, Azerbaycan, Gürcistan ve İsveç gibi ülkelerden 600'e yakın telefon görüşmesi aldık. Almanya'daki gıda devlerinden Afrika'daki Moritanya'ya kadar tonajlı taleplerle karşılaştık." diye konuştu.
Mayıl, Türkiye genelinde safran üretim hacminin yetersiz kaldığını belirterek, bu alandaki yatırımların önemine dikkati çekti. Manisa, Serik ve Manavgat'ta yeni üretim tesisleri kurulmasına öncülük ettiğini anlatan Mayıl, son 1 yılda Türkiye genelinde 20'ye yakın tesisin kurulduğunu, sektöre girmek isteyen yatırımcılara danışmanlık hizmeti verdiğini kaydetti.
Elde ettiği bu başarının ardından hedeflerini daha da büyüten girişimci, sadece iç piyasada değil uluslararası alanda da Türk safranının bayrağını dalgalandırmayı amaçlıyor. Özellikle iklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerine karşı topraksız ve kontrollü tarımın en güvenli alternatiflerden biri olduğuna vurgu yapan Mayıl, önümüzdeki dönemde ihracat kapasitesini artırmak için yeni projeler üzerinde çalıştığını ifade etti.
Ülke genelinde safran üretiminin yaygınlaşmasının yerel ekonomiye ve kırsal kalkınmaya büyük katkı sunduğunu belirten Mayıl, "Amacımız, bu değerli bitkinin doğru tekniklerle üretimini ülke geneline yayarak Türkiye'yi dünya safran pazarında söz sahibi yapmaktır. Bu yola baş koymak isteyen tüm üreticilerimize tecrübelerimizi aktarmaya ve öncülük etmeye devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Esnaf Sesi'ni sosyal medyada takip edin:
Facebook · Instagram · Telegram · WhatsApp · X · YouTube · TikTok



