
HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA
Sektörün istihdamı yıllık bazda yüzde 1,7 azalarak 4 milyon 494 bine geriledi. Sanayi sektöründeki istihdam kaybı ise yüzde 1,5 olarak hesaplandı. Buna karşılık inşaatta yüzde 3,5, ticaret ve hizmetlerde ise yüzde 3,1 oranında istihdam artışı yaşandı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı ücretli çalışan istatistiklerini açıkladı. Buna göre Türkiye genelinde ücretli çalışanların sayısı önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artarak 16 milyon 393 bine yükseldi. Aynı dönemde sanayide çalışan sayısı yüzde 1,5'e karşılık gelen 71 bin 737 kişi azalarak 4 milyon 850 bine geriledi.
İmalat 2 yıldır istihdam kaybediyor
Tüm sektörlerde ücretli çalışan sayısında hizmetler sektörünün de etkisiyle sınırlı bir artışın yaşandığı temmuz ayında, imalat sanayi son iki yıldır istihdamda kayıp yaşamayı sürdürüyor. Bundan önce son olarak 2024 yılı temmuz ayında yüzde 0,1 artıran imalat sanayi istihdam sayısı son 24 aydır azalıyor. İmalattaki istihdam kaybı özellikle 2025 yılı ikinci yarısında derinleşti. 2025 ağustos ayından itibaren yılın sonuna kadar istihdam kaybı yüzde 4 ve üzerinde gerçekleşti. Bu yıl ocak ayında yüzde 3,3 olan istihdam kaybı, haziranda yüzde 1,2, temmuzda ise yüzde 1,7 seviyesinde gerçekleşti.
Hizmet istihdamı 9,5 milyona yaklaştı
Yıllık bazda istihdam inşaat sektöründe yüzde 3,5 artarak 2 milyon 71 bine yükseldi. İstihdamın yarısından fazlasını oluşturan ticaret ve hizmetler sektöründe istihdam 1 yılda 280 bin kişi artarak 9 milyon 471 bine yükseldi. İstihdam ticaret sektöründe yüzde 2,5 artarak 3 milyon 581 bine, ulaştırma ve depolamada yüzde 5,3 artarak 1 milyon 351 bine, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 2,9 artarak 1 milyon 517 bine çıktı. Finans, gayrimenkul, mesleki bilimsel teknik faaliyetler ile idari ve destek hizmetlerinde ücretli çalışan sayısı yüzde 3 ve üzerinde artış gösterdi. Bu dönemde sadece bilgi ve iletişim sektöründe çalışan sayısı yüzde 1,1 azalarak 290 bin 300'e geriledi.
Uzmanlar, imalat sanayindeki bu uzun soluklu istihdam kaybının arkasında; artan finansman maliyetleri, küresel talepteki dalgalanmalar ve özellikle yüksek enflasyon karşısında rekabet gücünü yitiren maliyet yapıları olduğunu belirtiyor. Sanayi kesiminden kopan iş gücünün büyük ölçüde hizmetler ve inşaat sektörüne yöneldiği görülürken, bu durumun katma değerli üretim ve nitelikli istihdam açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.
Öte yandan, genel istihdamdaki artışın hizmetler sektörü öncülüğünde devam etmesine rağmen, makro ekonomik dengelenme süreci ve sıkı para politikasının önümüzdeki aylarda tüm sektörlerdeki istihdam artış hızını nasıl etkileyeceği ekonomi çevreleri tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle sanayideki daralmanın durdurulabilmesi için üretime yönelik desteklerin ve sektörel teşviklerin kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.



