Macaristan hükümeti, "diplomatlar için kabul edilemez" olarak nitelendirilen faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle 10 Rus diplomatın ülkeyi terk etmesine karar verdi. Hükümet daha fazla ayrıntı paylaşmazken, basın ve istihbarat raporlarına göre Macaristan, Rus istihbarat faaliyetlerinin merkezlerinden biri haline geldi.
Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orban, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın Budapeşte Büyükelçisi'ne, Rus diplomatik misyonunda görev yapan 10 kişinin Macaristan'da Viyana Sözleşmesi kapsamında diplomatlar için "kabul edilemez faaliyetlerde bulunduğunun" değerlendirildiğinin bildirildiğini söyledi. Orban, söz konusu kişilerden ülkeyi terk etmelerinin istendiğini belirtti.
Orban, "Bu, Rusya ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmiyor. Macaristan gerekli diyaloğu karşılıklı saygı ve kurallara uyum temelinde sürdürmeye devam edecek," ifadelerini kullandı.
Macaristan hükümeti, söz konusu faaliyetlerin casusluk içerip içermediğine ilişkin Euronews'in yorum talebine henüz yanıt vermedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Macaristan'ın 10 Rus diplomatı sınır dışı etme kararına verilecek yanıtın "sert ve can yakıcı" olacağını söyledi. Zaharova, Budapeşte'nin adımını "Macaristan'daki Rusya karşıtı lobinin işi" olarak nitelendirdi.
Uzmanlar ve yetkililer, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakın ilişkiler sürdüren eski Başbakan Viktor Orban'ın 16 yıllık iktidarı döneminde oluşturulduğu belirtilen Rus casusluk ağı konusunda uzun süredir endişelerini dile getiriyor.
Rus araştırmacı gazetecilik kuruluşu Agentstvo geçen hafta yayımladığı haberde, Budapeşte'deki Rusya Büyükelçiliği'nde görev yapan 47 personelden en az 15'inin Rus istihbaratıyla bağlantılı olduğunu, altı kişinin daha benzer bağlantılara sahip olduğundan şüphelenildiğini bildirdi.
Viktor Orban hükümeti, ülkedeki Rus istihbarat faaliyetlerine karşı harekete geçmemesi nedeniyle defalarca eleştirilmişti.
Araştırmacı gazetecilik kuruluşu Direkt36, 2022'de Macaristan Dışişleri Bakanlığı'nın bilişim sisteminin Rus istihbarat servisleri FSB ve GRU tarafından hacklendiğini ve bu kurumların yıllarca hassas verilere erişim sağladığını ortaya çıkarmıştı. Hükümet başlangıçta siber saldırıyı reddetmiş, ancak iki yıl sonra saldırının gerçekleştiğini kabul etmişti.
Nisan ayında yapılan seçimleri büyük farkla kazanarak iktidara gelen Başbakan Péter Magyar hükümeti ise Rus yönetimiyle yakın iş birliğine son verme sözü verdi.
Dış politika uzmanı ve eski diplomat István Szentiványi, Euronews'e yaptığı değerlendirmede, sınır dışı kararlarının doğrudan casusluk faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu ve Budapeşte'nin politikasında belirgin bir değişime işaret ettiğini söyledi.
Szentiványi, "10 diplomatın sınır dışı edilmesi, Macaristan'ın Orta Avrupa'da Rus istihbarat faaliyetlerinin merkezi olmak istemediğine dair çok güçlü ve net bir mesaj," dedi.
Macaristan, geçen ay yeni bir dış politika doktrini kabul ederek Rusya'yı ülkenin güvenliğine yönelik bir tehdit olarak tanımlamıştı.
Alınan bu kararın ardından, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin önümüzdeki günlerde daha da tırmanması bekleniyor. Moskova'nın diplomatik teamüller çerçevesinde benzer sayıda Macar diplomatı sınır dışı ederek karşılık vermesine kesin gözüyle bakılırken, uzmanlar bu durumun ekonomik ve enerji alanındaki anlaşmaları da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Budapeşte yönetiminin attığı bu somut adım, Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Batılı başkentler, Macaristan'ın uzun süredir mesafeli yaklaşılan güvenlik ve istihbarat iş birliği mekanizmalarına yeniden entegre olmasını ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanını daraltmaya yönelik çabaları desteklemesini olumlu bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.



