sol reklam
sağ reklam
USD -- ▲ EURO -- ▲ STERLİN -- ▲ GR. ALTIN -- ▼

Usta-Çırak İlişkisini Yeniden Kurmak: Somut Adımlar Neler Olmalı?

22 Eylül 2026, 22:21
37 okunma
⏱ okuma...
Usta-Çırak İlişkisini Yeniden Kurmak: Somut Adımlar Neler Olmalı?
Kaybolan kültürümüzü ve usta-çırak ilişkisini canlandırmak için kritik çözüm önerileri: Sigorta desteği, vergi indirimi ve yeni nesil eğitim.

Merhaba sevgili okurlarım,

Önceki üç yazımda meseleyi anlattım: kaybolan bir kültür, ustaların çırak yetiştirmeme sebepleri ve genel çerçevede bir çözüm çağrısı. Bugün ise iş biraz daha somuta iniyor. Çünkü "bir bakanlık kurulsun" demek kolay; asıl mesele, o bakanlığın masasına hangi maddelerin konması gerektiği.

Sahadan, kendi dükkânımdan gözlemlediklerimi maddeler halinde paylaşmak istiyorum.

1. Çıraklık sigortası devlet tarafından karşılansın.

Bugün bir ustanın bir genci yanına alması, onun sigorta primini de üstlenmesi demek. Küçük bir esnaf için bu, aylık bütçeyi zorlayan bir kalem. Eğer devlet ilk 6-12 ay boyunca çırağın sigorta primini karşılarsa, usta "bu çocuğu alayım mı almayayım mı" diye düşünmeden işe başlar.

2. Çırak yetiştiren esnafa vergi indirimi tanınsın.

Bir usta yılda bir çırak yetiştirip belgelendirirse, o yıl için vergisinden belirli bir oranda indirim alabilsin. Bu, ustayı çırak almaya teşvik eden somut bir karşılık olur. Bugün bu yükü tamamen usta taşıyor; oysa bu, aslında ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım.

3. Kalfalık ve ustalık belgeleri dijital bir sistemle takip edilsin.

Bir gencin hangi ustanın yanında ne kadar süre çalıştığı, hangi becerileri kazandığı devlet tarafından tutulan bir sistemde kayıt altına alınsın. Böylece hem genç, edindiği tecrübeyi belgeleyebilir hem de usta, yetiştirdiği kişinin emeğinin resmi bir karşılığı olduğunu bilir.

4. Teknoloji eğitimi çıraklık müfredatının bir parçası olsun.

Bugün bir oto elektrikçisi artık yalnızca kablo değil, arıza tespit cihazı da kullanıyor. Bir terzi artık dijital kalıp programlarıyla çalışabiliyor. Meslek liseleri ve çıraklık eğitim merkezleri, bu teknolojik değişimi müfredatlarına hızla dahil etmeli. Aksi halde yetişen genç, mezun olduğu anda geri kalmış oluyor.

5. Ustalara da "teknoloji adaptasyon eğitimi" verilsin.

Bu madde çoğunlukla unutuluyor. Genç teknolojiye kolay adapte oluyor, ama yıllardır aynı usulle çalışan usta bazen yeni cihazlara, yeni sistemlere direniyor. Devlet destekli kısa süreli eğitimlerle ustalar da bu değişime hazırlanmalı. Çünkü usta geride kalırsa, yetiştirdiği çırak da geride kalır.

6. Esnaf odaları yerine tek bir dijital başvuru noktası kurulsun.

Bugün bir esnaf destek almak istediğinde hangi kuruma, hangi odaya, hangi belgeyle başvuracağını bilemiyor. Tek bir bakanlık çatısı altında, tek bir dijital sistemle başvuru yapılabilse, hem zaman kaybı önlenir hem de esnaf odalarının üzerindeki yük hafifler.

7. Aileler ve okullar, mesleki eğitimi yeniden itibarlı hâle getirsin.

Bu bir yönetmelik maddesi değil, ama en az onlar kadar önemli. Bir çocuğa "sen meslek lisesine gidersen başarısız sayılırsın" demek, bu zincirin en baştan kopmasına neden oluyor. Oysa iyi bir usta olmak, iyi bir masa başı iş sahibi olmaktan hiç de aşağı değil.

Bu yedi madde, benim yıllardır sahada gözlemlediğim eksikliklerin somut karşılığı. Elbette liste bununla sınırlı değil; ama bir başlangıç noktası olabilir.

Bir sonraki yazımda, bu maddelerin hangi ülkelerde nasıl uygulandığına, oradan çıkarabileceğimiz derslere değineceğim.

Çünkü çözüm, yalnızca "keşke böyle olsa" demekle değil; masaya somut maddeler koymakla mümkün.

Paylaş:
Yaşar İŞLER
Yaşar İŞLER
ESNAF GÖZÜYLE

Tüm Yazıları