Merhaba sevgili okurlarım,
Bugün esnaf yalnızca kirayla, faturayla değil, zamanla da yarışıyor. Teknoloji öyle bir hızla ilerliyor ki, dün öğrendiğimiz bir bilgi bugün eskiyor. Bu yarışa ayak uyduramayan usta, ne kadar tecrübeli olursa olsun geride kalma riskiyle karşı karşıya. Ayak uyduran usta ise yalnızca kendi işini değil, yetiştirdiği genci de geleceğe taşıyor.
İşte bu yüzden bugün konuşmamız gereken mesele, yalnızca “çırak nasıl bulunur” değil; “çırağa hangi geleceği öğretiyoruz” sorusu.
Önceki iki yazımda usta-çırak kültürünün nasıl bir miras olduğundan ve ustaların bugün neden çırak yetiştirmekten geri durduğundan bahsetmiştim. Şimdi sıra bu meseleye nasıl bir çözüm üretebileceğimizde.
Bugün yaşadığımız dünya, artık babalarımızın, dedelerimizin çıraklık yaptığı dünya değil. Teknolojinin bu kadar hâkim olduğu bir çağda, esnafın maliyetleri her geçen gün artıyor. Kira, enerji, sigorta, ham madde… Bu yük öyle bir noktaya geldi ki, esnaf odalarımız bile artık bu sorunların altından tek başına kalkamaz hale geldi.
Ben yıllardır bunu gözlemliyorum. Sahada, dükkânda, sanayide, esnafın içinde bir birey, bir usta olarak yaşadıklarımı görüyorum. Ve bu gözlemlerimin gün yüzüne çıkması gerektiğine inanıyorum.
İşte tam da bu yüzden, devletimizin bir an önce esnafı tek bir çatı altında toplayacak, kendi bakanı olan, ayrı bir yönetmeliği bulunan bir Esnaf Bakanlığı kurmasını istiyoruz.
Bu bakanlık; esnafımıza destek amaçlı projeler sunmalı, stajyer öğrencilerin eğitim sürecini devlet desteğiyle güçlendirmeli ve ustanın üzerindeki yükü azaltacak somut adımlar atmalıdır. Çünkü usta, çırağını yetiştirirken hem zamanını hem emeğini hem de cebinden para harcıyor. Bu yükün bir kısmı devlet tarafından paylaşılmadıkça, “gel yanımda çalış, sana meslek öğreteyim” diyecek usta sayısı azalmaya devam edecek.
Bir diğer önemli konu da teknoloji.
Geleceğe yön verebilmemiz için artık yalnızca eski usulle iş öğretmek yetmiyor. Elektrikçisinden tamircisine, terzisinden kaynakçısına kadar her meslekte teknoloji hızla ilerliyor. Bu yüzden hem yeni yetişen gençleri hem de yıllardır o işi yapan ustalarımızı bu teknolojiye uyum sağlayacak şekilde eğitmemiz gerekiyor. Çekirdekten yetişen bir usta, bugün artık yalnızca elindeki aleti değil, kullandığı teknolojiyi de iyi bilmek zorunda.
Bunu bir esnaf, bir usta gözüyle söylüyorum: biz bu çağrıyı yıllardır dile getiriyoruz.
2019 yılında birçok haber kanalına çıkıp bir Esnaf Bakanlığı kurulması gerektiğini anlatmıştık. Sonrasında 2021-2022 yıllarında bu sesi daha geniş kitlelere duyurabilmek için YouTube kanalında ve binlerce insana sesimizi ulaştırdık
O günlerde de bugün de dileğimiz aynıydı: esnafımızın tüm temel ihtiyaçlarını, tüm sorunlarını tek bir çatı altında, devletin diğer kurumlarından ayrı, kendi bakanlığında çözebileceği bir yapı kurulsun istedik.
Bugün bu çağrıyı bir kez daha, aynı inançla tekrar ediyorum.
Çünkü esnafın sorunu yalnızca çırak bulamamak değil; esnafın sorunu, sesini duyurabileceği, sorunlarını tek elden çözebileceği bir çatının olmayışı.
Bu çatı kurulduğunda, hem usta üzerindeki yük azalacak, hem genç güvenle bir mesleğe adım atacak, hem de yarının ustaları bugünden, doğru şartlarda yetişmeye başlayacak.
Zamanla yarışan bu esnaf, aslında geleceğe de yön veriyor. Çünkü teknolojiye ayak uyduran her usta, arkasında bıraktığı çırağı da bir adım öne taşıyor.
Bu benim yıllardır taşıdığım bir dava, bir dert. Ve bu köşeden bunu anlatmaya devam edeceğim.

