İngiliz sterlini, küresel piyasalardaki veri akışı ve merkez bankalarının politika adımları eşliğinde dalgalı bir seyir izliyor. Gün içinde 1,3505 dolara kadar yükselerek 16 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyesini kaydeden Sterlin, zirve seviyenin ardından gelen satışlarla kazançlarını geri verdi ve yüzde 0,18 düşüşle 1,3457 dolar seviyesine çekildi.
Yen Müdahalesi Sterlin/Yen Paritesini Vurdu
Sterlin, Japon yeni karşısında da belirgin bir değer kaybı yaşadı. Gün içinde yüzde 0,50 düşüşle 211,11 seviyesine inen GBP/JPY paritesi, TSİ 14.55 sularında yüzde 0,51 kayıpla 211,15 seviyesinde dengelendi. Bu hareketle birlikte paritedeki haftalık değer kaybı yüzde 3,33'e ulaştı. Yen tarafındaki güçlenmede, Tokyo ile Washington'ın Japon para birimini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği döviz piyasası müdahaleleri etkili oldu.
Çapraz kurlarda ise GBP/USD paritesi yüzde 0,15 düşüşle 1,346 dolarda seyrederken, EUR/GBP paritesi yüzde 0,13 yükselişle 0,856 seviyesine çıktı.
Sıkı Maliye Politikası Siyasi Risk Primini Düşürdü
Sterlin, geçen hafta Dolar ve Euro karşısında Nisan ayından bu yana en güçlü aylık performansını sergilemişti. Bu olumlu tabloda, yeni İngiliz hükümetinin uyguladığı temkinli maliye politikası ve yatırımcıların mali disipline ilişkin endişelerinin azalması belirleyici oldu. Basında yer alan bilgilere göre Maliye Bakanı John Healey, yeni harcama taahhütlerinin finansmanı amacıyla bakanlıklardan bütçelerinde tasarrufa gitmelerini talep etti.
Barclays analistleri de yayımladıkları raporda, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) güvercin mesajlarına rağmen sterlin üzerindeki siyasi risk priminin azaldığına dikkat çekti. Banka, Ağustos ayında taşıma getirisi (carry trade) işlemlerinin sterlini desteklemeyi sürdürebileceğini öngörerek EUR/GBP pozisyonlarında sınırlı kâr realizasyonuna gittiklerini duyurdu.
Gözler BoE ve Fed Adımlarında
Piyasaların odağı bir yandan İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) kararlarına, diğer yandan Fed'in faiz politikasına yön verecek olan ABD istihdam verilerine çevrildi. BoE, son toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak sabit bırakırken, Ortadoğu'daki gerilimlerin ve petrol piyasasındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini izlemek için "bekle-gör" yaklaşımını benimsedi. BoE Başkan Yardımcısı Clare Lombardelli ise faizleri değiştirmeme kararının zor alınmış bir karar olmadığını ifade etti.
Dolar endeksi, petrol fiyatlarındaki gerilemeye rağmen haftaya büyük ölçüde yatay bir seyirle başlangıç yaptı.
Küresel döviz piyasalarında yaşanan bu gelişmeler, Türk yatırımcısı ve makroekonomik dengeler açısından şu üç ana başlık altında analiz edilmelidir:
Sıkı Maliye Politikası ve Güven Primi: İngiltere'de yeni hükümetin bütçe disiplinini öne çıkarması ve bakanlıklardan tasarruf istemesi, finansal piyasalarda "mali disiplin" algısını güçlendirmiştir. Bir ülkenin maliye politikası ile para politikasının (BoE) uyumu, para birimindeki siyasi risk primini düşüren en temel unsurdur. Barclays'in belirttiği carry trade ilgisi de bu güven ortamının bir sonucudur.
Japon Yen'ine Müdahale ve Küresel Dalgalanma: Tokyo ve Washington'ın Yen'e yönelik ortak piyasa müdahalesi, küresel çapta Yen çaprazlarında (GBP/JPY, EUR/JPY) sert kâr satışlarını tetiklemiştir. Japon yeninin güçlenmesi, küresel piyasalarda daha önce açılmış olan "Yen fonlamalı" pozisyonların kapatılmasına (carry trade unwinding) yol açarak Sterlin gibi yüksek getirili para birimlerinde geçici geri çekilmeler yaratmaktadır.
Türk Okuyucusu ve Yatırımcısı İçin Yansımaları: Türkiye'de İngiliz Sterlini (GBP/TRY), hem İngiltere ile olan yoğun dış ticaret hacmi hem de turizm gelirleri açısından yakından takip edilmektedir. Sterlinin Dolar karşısında 1,35 seviyelerinden kâr satışıyla gerilemesi, içeride GBP/TRY kurundaki yukarı yönlü marjı kısa vadede baskılasa da BoE'nin faizleri yüksek tutma eğilimi ve İngiltere'deki mali disiplin, Sterlinin orta vadede dirençli kalmasını sağlamaktadır. İngiltere pazarına ihracat yapan Türk firmaları için parite dengesi koruyucu bir unsur olmaya devam etmektedir.
Kaynak: Paratic Haber


